Bir gün görsem seni bir yerde;
ya sekte-i kalpten,
ya sevinçten...
O an bana fazla gelen herhangi birşeyden,
'ölmek'ten 'kor'karım.
Merhaba diyemeden sana,gitmekten,tenden...
29 Kasım 2009 Pazar
'Kor'
Deyip atmış taşı ((¯¨¤» TU¥U «¤¨¯)) 0 kişiyle iyice dolmuş kuyu:)
Mektup
Rüzgarı hissetmekti adın,
ben bir çılgınlık yaptım;
cesaretin en delisini,
'mir' olma yolunda takıp koluma;
'İz'inden saptım.
Sokakların hala ışıl ışıl biliyorum.
Hala rengarenk bir hengameye sahne oluyorsun.
Her gece,
ne bitişler oluyor koynunda
ve insanlar nelere uyanıyor güneşin doğuşuyla.
Sokak taşlarının aralarında hayat tozu...
Oysa,bir sabah uyandığında,sadece bir şehre değil,dünyaya günaydın demek de güzelmiş.
Bambaşka hikayelerin içine konuk oyuncu olmak,bir yandan kendi hikayeni ellerinle yazmak da güzelmiş,hem de çok.
Hazıra konmaktan daha gurur vericiymiş hazırlamak.
Öğrendim.Öğretildim de...
Öyle sağlam birkaç insan var ki hayatımda sağlamamı yapıp her defasında doğrularımı kanıtlıyorlar.
Yorulduğum anda üç kez adlarını anıyorum yanımda bitiveriyorlar:)
Dün baştan yazdım pek çok şeyi,yeni bir defter her zaman iyidir,bembeyaz...
Mutluyum blog,hem de çooook.
Herşey için teşekkürler dünya,bu sabah sana da günaydın :)
Deyip atmış taşı ((¯¨¤» TU¥U «¤¨¯)) 4 kişiyle iyice dolmuş kuyu:)
26 Kasım 2009 Perşembe
.
Bir yaz akşamı,
belki kasım başlangıcı...
Nefsinin son mevsimi...
Gökte yıldız değil,
hüzün asılı...
Esirdi.
Özgür kalmak için,
bir kalbe girdi.
Ağrıdı kalp,
ağırdı kalp,ağrıttı.
Başı dönüyordu,
dünyadandır sandı.
Kanına yürüyen zehir,
parmak uçlarıyla ilerledi.
Sessiz...
Söylemek istemişti belki,
yarım cümlelerini bana bırakıp k'ayboldu K'an,
bilemezdi,
bir kasım gecesi yanına gitmek isteyeceğimi...
Deyip atmış taşı ((¯¨¤» TU¥U «¤¨¯)) 10 kişiyle iyice dolmuş kuyu:)
.......
Мокрый асфальт фары в глаза.Здесь нету можно и нету нельзя.Все мы дочки городов, маленьких своих миров.
Слепит глаза глянцевый свет.И я-третяя справа,а шестой уже нет.И одна на всех история невесёлая,новосёлы мы.столице настежь окна,девочки-лунатики.Стразы-глаза, проще закрыть.Всё сделать как надо,закурить и забыть.За спасибо их бумажное,всё исполнено и неважно мне.
Домой позвонить маме сказать.
Что идёт всё как надо,можно только мечтать
Тут одна на всех история-территория, поле боя-я.В столице настежь окна,девочки-лунатики.Слёзы-водка,расшибёт на фантики.Босиком по стёклам млечного пути.
В столице настежь окна,девочки-лунатики
Детство сдохло,расплетаем бантики
Я на всё согласна кроме любви.
25 Kasım 2009 Çarşamba
Yeni ve Güzel
Ancak ardımızdaki ayrılıkta bulabiliriz bir şeyler,
gelecekte umut edilebilecek şeylerle dolu geçmişimiz,
sende mantık ve kalp oyukları
bense burnumun ucuna dikilmiş çubuğu seyretmekteydim hep
bulabilirdik arasaydık birbirimizin yitirdiklerini
..........
.......
Tanrım ne kadar çoktu yeminle bile kaldıramayacağımız şeyler
bıraktık ve gittik,lanet olsun
karış karış bilirdik eskiden
keşke tutunmak zorunda kalmasaydık bildiklerimize,
bir tekimiz için böyle olsaydı
.........
......
sa.ba.
22 Kasım 2009 Pazar
Kon-feti :)
Ah be Özgecim,sen de bu bezgin bekir hallerinden kurtulacaksın da ben de göreceğim o günleri,yani göreceğim değil mi,görebilir miyim ki?
Meğer benim evime ekmeğimi,meyvemi getirecek üstüne üstlük saat başı arayıp yoklayacak 17-50 yaş aralığında bir sürü sevenim varmış,meğer evimde baktığım hastalar güzel yüzlerini göstermek için hasta olmamı bekliyorlarmış.Öğrencilerim bir gün başka hocayla ders yapınca patlama noktasına gelip özledik,şeklinde mesajlar da yazarlarmış.Rapor alıp 3 gün evden hiç çıkamayınca anladım.İyi ki anlattılar :)
Hayatımdaki herkes,neden seni bu denli kıskanıyor,henüz çözemedim ama,insanların birbirlerini cinsiyet gözetmeksizin,
içten,hatta yüzyüze görmeksizin sevebileceğini unutmuş olmaları,çok acı değil mi? Anlamlandırmaya da çalışmamalı aslında boşver,değerlisin seviyorum seni,canım gibi...
İzmir'in özlemi,burnumda tütmek,gözümün önünde her türlü görüntüsüyle koşmanın ötesine geçti,özlemin çok ötesi bir şey oldu,bu hale uygun bir kelime bilen varsa beri gelsin.Sömestr olmasını istiyorum.
Miko'da uzolu kahve içmek istiyorum,arkadaşlarımla dedikodu yapmak istiyorum,Türkçe tiyatroya ve filme gitmek istiyorum,araba kullanmak istiyorummmmm.
Önemli kararlar vermenin eşiğindeyim,şu yufka yüreğimi peynire sarıp da yesem kendim için süper birşey yapmış olurum ama mümkün olmayacak gibi.
Elli şey yazmak isteyince konu ancak böyle daldan dala anlatıyor,daha fazla atlamak,konmak isterdim ama halim kalmadı,zaten yakında öksürükten öleceğim.
Oruç Aruoba beni bekler,iyi günler :)
Deyip atmış taşı ((¯¨¤» TU¥U «¤¨¯)) 10 kişiyle iyice dolmuş kuyu:)
19 Kasım 2009 Perşembe
Aşı ile aşırma
Sayın Er'b'oğan domuz gribi aşısına dair yapmış olduğunuz şahsınıza münhasır açıklama ile beni benden aldığınızı belirterek söze başlamak isterim.
Zaten "başımıza geldiğinizden" beri sergilemiş olduğunuz serin duruş ve yer yer adam sendeciliğiniz,hali hazırda bende şahsınıza karşı garip bir hayranlık uyandırıyordu ancak bu son açıklamanızla beynimdeki yerinizi perçinlediniz.
Bizler her ne kadar yere düşen yiyeceklerindeki mikropları üfleyerek öldürebilen,ya da başka insanların mikroskoplarla,tahlillerle inceleyip varolmadığını kanıtladığı arsenikli suları içerek ve yaşamaya devam ederek kanıtlayan bir memleketin insanları olsak da,siyanürlü çaya bisküvi banabilsek de,bizlerin cebine g(i)rip alınan bu domuz gribi aşılarıyla ilgili demecinizi güzel beyinlerimizde şekillendiremedik efendim,bilmem kaç amperlik ampulünüz ile bizleri aydınlatırsanız,pek müteşekkir kalacağız size.
Gelelim o güzel açıklamanıza;
“Domuz gribi aşısı konusundaki düşünceleriniz devam ediyor mu?” sorusu üzerine, Erdoğan şunları söyledi: “Domuz gribi aşısıyla alakalı benim değişen herhangi bir kanaatim yok. Ben kanaatimi açıklarken, aklıma geldi açıkladım değil. Ben de kendime göre araştırmalarımı yaptım. Risk alanı içinde olan bir insan değilim. Bunun için de ‘Ben domuz gribi aşısı olmayacağım’ dedim. Ailemde de domuz gribi aşısı olan yok. Kendimize göre tedbirlerimizi alıyoruz.”
‘Aşılar getirilmese farklı saldırılırdı’
Sağlık Bakanlığı olarak tedbirleri aldıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Şu anda tabii sayı 80’e doğru ilerliyor. Şimdi bu tedbirler alınmamış olsa veya bu sayı yine olmuş olsa ama bu aşılar getirilmemiş olsa bu defa üzerimize daha farklı şekilde saldıracaklardı. Bu defa ne diyeceklerdi? ‘Bak işte, bunlar tedbirleri almadılar, aşı getirtmediler. İşte bundan dolayı oldu’. Halbuki bunların birçoğu da henüz aşı yapma işlemleri başlamadan önce bu hastalığa kapılan vatandaşlarımızdı.
Tabii aşı olduktan sonra buna, bu hastalığa yakalanan olur mu olmaz mı onları daha sonra göreceğiz. Ama ben şahsımla ilgili olanı söyledim. Dedim ki ‘Bunun yan etkileri nelerdir?’ Sağlık Bakanlığımızın bunları açıklaması lazım’. İki, ‘Zorunlu olmaması lazım. Bu küçük yaşta ilgili de olsa, velilerin, ebeveynlerin bu noktada müsaadesinin, izninin alınmasının gerektiğini’ söyledim. ‘Bu şekilde yaparsak bu devlet millet arasındaki dayanışmanın da çok daha isabetli olacağını getirir’ dedim.”
Şimdi onca para dökülüp alınan onca aşı,araştırılıp soruşturulmadan sırf hakkınızda çıkabilecek olası dedikoduları önlemek için mi alındı yani?
Bu aşılar sayesinden kaç kişi cebimizden kaç para aşırmış oldu?
Ya da madem yan etkisi,düz etkisi bilinmiyordu ne demeye velveleye verildi ortalık?
Ve biz yine kimlere nema kaynağı olduk?
Teşekkürlerimle...
Deyip atmış taşı ((¯¨¤» TU¥U «¤¨¯)) 6 kişiyle iyice dolmuş kuyu:)